Muhtemelden Az, Olasılıktan Hallice
Çoğu insan için olasılık konusunun belki de en aldatıcı yanı, bazı durumlarda ihtimal sayısının ilk bakışta görüldüğü kadar az olmaması. Daha doğrusu insanın söz konusu olduğu hemen hemen her durumda, o durum için ön görülen ihtimal adetinin sanılandan ya çok daha fazla ya da çok daha az olabilmesi. Bu karmaşanın, matematik dışında kalan hemen hemen her yaşamsal konuda sürekli ortaya çıkması.
Oysa matematik bağlamında 1 ile 10 arasındaki sayılardan rasgele biri seçilecek olursa, söz konusu sayılardan herhangi birinin gelme olasılığı 10’da 1’dir; ama yaşamın birçok alanında bu denli kusursuz sonuçlar beklemek çoğunlukla yanıltıcı olabilir. Bazen sadece birkaç olasılıktan oluşuyormuş gibi görünen bir kümede en yüksek olasılıklı ögeyi yüzlerce hatta binlerce kez denense bile umulan sonuç bir türlü gelmeyebilir. Çünkü sadece mükemmeli kabul eden matematiğin aksine yaşamsal olasılıklar, bilinenin yanında bir yığın bilinmeyen olasılık da barındırabilir.
Mesela biri beklediğiniz yere ya gelecek ya da gelmeyecektir; ama büyük bir ihtimalle böyle bir durumda oluşan olasılık kümesi sadece o iki sonuçtan ibaret olmayacaktır. Beklenen kişi geldiğinde “beklemek” çoktan anlamını yitirmiş ya da “gelmek” “gelmemekle” eş değer hale dönüşmüş olabilir. Ya da bir parayı kazanma olasılığı başta iki olasılıktan oluşuyor gibi görünse de gerçek bir anda “her durumda kaybetmek” anlamına gelen tek bir olasılığa dönüşebilir.
Ya da istediğiniz bir şeyi yapmaya giriştiğinizde olasılıklar size tahmin edilebilirmiş gibi görünür ama o olasılık kümesinin ögeleri aslında sadece “olumlu” ve “olumsuz” ile sınırlı değildir. Siz yalnızca başarıp başaramayacağınızla ilgilenseniz bile evrensel gerçeklik içinde başarı sayılmayacak başarılar, aslında başarı sayılması gereken başarısızlıklar da mevcut olabilir. Dahası başarı ve başarısızlıktan oluştuğu sanılan o küme içinde “üzüntü”, “hüsran”, “hayal kırıklığı” ya da “avantaj”, “mutluluk”, “tatmin”, “huzur” gibi birçok farklı öge de barındırabilir. Aslında yaşam içindeki her olasılık, neredeyse sonsuz sayıdaki olasılıklardan sadece bir tanesidir. İnsan için beceri ise, “olası” ve “muhtemel” arasındaki ayrımı sağlıklı bir şekilde yapabilmektir.
Olası ve muhtemel ayrımı özellikle yaşam içinde biraz daha karmaşık olabiliyor. “Muhtemel” kavramının, bir olasılığın yüksek ihtimaline gönderme yaptığı düşünülür ama aslında bu kavram, gerçekleşme ihtimali bakımından olasılıklardan birinin diğerlerine oranla yalnızca daha yüksek olduğunu değil, aynı zamanda niteliği bakımından çok daha sezgisel ve akılcı olduğunu da ima eder. Diğer olasılıklar arasında bir ya da birkaç tanesinin dikkate değer olduğunu…
Ne var ki insan için muhtemel olanı bilmek çoğu kez avantajlı olsa da olası olanın bulunduğu vaatler hep çok daha çekici olmuştur. Mesela sigara kullanımı insana muhtemelen büyük bir hasar verecektir ama böyle bir alışkanlığı olanlar için sigaranın hiçbir zarar vermeme olasılığı, ne denli küçük bir ihtimal olursa olsun, çok daha hoş bir düşüncedir.
Ya da hayatı berbat eden bencil biri muhtemelen hiçbir zaman değişmeyecek olsa da onu değiştirme olasılığı sizin için çok daha bağlayıcı bir düşünce olabilir. Gerçi yaşam öyle tuhaftır ki bazen olasılıklar, muhtemel olandan çok daha değerli de olabilir. Muhtemel olan sizi yerinizde saydırırken, olasılıklar sizi hayal edemeyeceğiniz kadar ilerletebilir.