Gerçekten de insanların en ayırt edici özelliklerinden biri karşılaştıkları bilgiye karşı sergiledikleri tavırlardır. Hatta yeni bir insanla tanışmakla yeni bir bilgiyle karşılaşmanın öyle benzer yanları var ki bilginin doğasını bu benzerlik üzerinden anlatmak en kolay yol olabilir. Sonuçta bilgi de insanlar gibi farklıdır ve onların da insanlar gibi türlü türlü huyları vardır. Üstelik her bilginin karakteri de birbirinden farklıdır.
“Grip olunca nane limon içmeli” gibi bilgiler naiftir mesela. İnsanlara karşı hep kibar olmaya çalışırlar, onlara asla karşı konulamaz.
Bazı bilgiler sinsidir:
“Kola mutluluktur” gibi bilgiler, söylediği şeylere kendileri de inanmaz.
Bazıları hayalperesttir:
“Her şey güzel olacak” gibi bilgilerin ayakları yere hiç basmaz.
Bazılarıysa bildiğin salaktır:
Hatta “Dünya düzdür” gibileri o kadar salaktır ki kendi salaklıklarını insanlara da bulaştırmaktan geri durmaz.
Bazı bilgiler vefalıdır:
“Şüphe insanı korur” gibileri sizi hiç yarı yolda bırakmaz.
Ama bazıları da çıkarcıdır:
“Adalet mülkün temelidir” gibi bilgiler, adaleti kendi mülklerinin temeli olarak görenlerden hiç söz etmez.
Bazı bilgiler ise doğası gereği çocuksudur:
“Erken kalkan yol alır!” der ama sonuçları pek öyle olmaz.
Bazılarıysa ne dediğinin kendisi de farkında değildir:
“Evrene doğru enerji göndermek lazım” ne demek istediğini kendine bile açıklayamaz.
Yani kulağa tuhaf gelse de her bilginin kendine özgü bir meşrebi, türlü türlü huyu vardır ve çoğu bizi hiç umursamaz.
Toparlayacak olursak, zihnimizin işlevi sırf bir depo olmaktan çok, bilgiyi anlama, anlamı da sezgiye, sağduyuya, akıl yürütmeye, yaratıcılığa çevirmektir. Bunun için de önemli olan hammadde bolluğu değil, edindiğimiz bilginin en başta da dediğimiz gibi huyunu suyunu bilmektir. Belki de bu yüzden hayatı boyunca tek bir kitap dahi okumamış bir çiftçi ya da çoban, eğer zihinsel becerileri yeterince yüksek ise, depoları bilgi dolu birçok profesörden çok daha verimli çıktı sağlayabiliyor. En dost bilgi ise her zaman aranmadan bulunanlar arasından çıkıyor.
Eğer bu yazı ilginizi çektiyse sıradaki yazımız sizin için geliyor: İnsanın Akılla İmtihanı