Seslendiren: Burak Bulut
Bir hayalin var. Biliyorsun yaşamını değiştirecek. Her şey daha anlamlı olacak. Güneş daha fazla parlayacak senin için, yeşil daha yeşil olacak. Bir hayalin var hayatını güzelleştirecek.
Cilalayıp duruyorsun hayalini. Gece rüyalarına giriyor. Gündüz düşleri içinde geçiyor vaktinin bir kısmı. Bir hayalin var, sana can veriyor.
Demleniyor yavaş yavaş, tatlı tatlı.
Demi bayata kaçan çay içtin mi hiç? Buruk bir tat bırakır dilde, kimse sevmez…
Hayalin hâlâ demleniyorsa, ne güzel! Yaşamına girmek, gerçekleşmek için güç topluyorsa ne güzel! Ama ya uyuşturucu olarak kullanmaya başladıysan? Ya demi içilemeyecek kadar bayata kaçtıysa? Ya kendiliğinden başına gelse bile artık pek de hoşuna gitmeyecek bir şey hâline geldiyse?
Yolcu koltuğunda gece yolculuğu yaptın mı hiç? Ayın parlak bir dolunay hâlinde ufukta yükselip öylece durduğu bir gece… Saatte 100-120 km hızla aya doğru gittiğin ancak ne kadar gitsen de aya hiç yaklaşamadığın bir yolculuk… Hayalini geleceğe hapsetmiş olabilir misin?
Uzun vadeli bir hayal diye, her şey mükemmel olsun da öyle gerçekleşsin diye belki… Hayalini geleceğe, hiç gelmeyecek bir geleceğe hapsetmiş olabilir misin?
Birkaç yıldır zihnini meşgul eden o büyük hayali gerçekleştirmek için bu hafta kaç saatini aktif bir eylemle geçirdin? Ya geçen hafta? Son on haftada ortalama kaç saat? Gelecek on haftada ortalama kaç saat ayırırsın sence?
Hayalin önce ufukta belirmişti. Bir süre sana yaklaştı. Sonra tavırlarınla ve yaptıklarınla, yapmadıklarınla kendinden uzakta tutmaya başladın onu. Sonra geleceğe sürgün ettin. Ve oraya hapsettin hayalini.
Uyuşturucunun etkisinden uyan! Yaşam yaşayarak yaşanır. Hayaller düşünerek gerçek olmaz! Harekete geçmek gerekir.
Eğer bu yazı ilginizi çektiyse sıradaki yazımız sizin için geliyor: Bağın Kendini Aşarsa!