Peki bu eğitimle ilgili aşağıdakilerden hangisisin?
- Başarılı olmak zorundayım. Sınavda ne çıkacak acaba? En azından 90 almalıyım.
- Bu …in eğitimine niye geldim ki ya! Ne işim var burada benim, çok sıkılmasam bari.
- Ne güzel ortam, yeni insanlar… Bakalım kimlerle tanışırız, ne duygular yaşarız eğitim uygulamalarında?
- Bitse de gitsek!
- Of ne güzel yeni bilgiler, yeni farkındalıklar. Yaşamımı zenginleştirmek ne güzel böyle. Her hafta başka eğitim, daha biriktirmeliyim, daha daha…
- Bakalım burada benim için ne var? Yaşamıma katabileceğim, kalıcı değişim sağlayacak neyle çıkabilirim acaba buradan? Acaba hangi deneyimlerimle bütünleşecek bir katkı yakalayacağım?
Belki de bunların bir kombini, ne dersin?
Eğitimler, kitaplar, insanlar, deneyimler, geziler, mücadeleler, yaşanılan her şey. Nasıl bakıyorsun o yaşadığın şeye? Nasıl baktığının, neyle ayrıldığına olan etkisinin farkında mısın?
Eğitim özelinde düşünürsek eğer, hazırbulunuşluk gelişimin çok önemli gereklerindendir. Bir konuyu öğrenebilmek, onu uygulayacak şekilde sindirebilmek için, ön gerekliliklerini sağlamak gerekir. O konuda istekli olmak ve öğrenmenin gereğini yapacak davranışları sergilemek de hazırbulunuşluğun bir parçası olarak düşünülebilir.
Yukarıdaki seçenekleri düşünelim tekrar:
Başarılı olmak gerçekten önemli mi? Bir eğitimin sonunda yapılan sınavdan aldığımız not mu, yoksa o eğitimden bize kalacak, yaşam boyu kullanabileceğimiz argümanlar mı daha belirleyici? Hazırbulunuşluğumuz sınava kadar ezberlemek üzerineyse, beynimize zaten “Bunları öyle kalıcı yazma, faks kağıdına yaz, sınavdan sonra kaybolsa da sorun değil.” demiş oluruz.
Niye orada olduğumuzla ilgili bir fikrimiz yoksa çıkıp gitmekle kalıp sıkılmak arasında çok da fark yoktur. “Bu eğitimi neden alıyorum? Benim için anlamı neydi?” gibi sorularla hafızamızı tazeleyip yeniden bağ kurmak çok yararlı olabilir.
Sosyalleşmekse gerçekten asıl amaç, dersten kalmak veya geçmek pek de önemli olmasa gerek! Ama dikkat, dersteki başarı da o sosyal çevre içindeki konumumuzu etkileyebilir.
Bitse de gitsek, pek yorum gerektiren bir durum değil. O konumdaysak iki yüksek olasılık var: Birincisi, her şeye böyle bakıyor olabiliriz ki o zaman yandık; bakışımıza bir ayar vermek gerekir. İkincisi, gerçekten çok yanlış bir yerdeyizdir ya da öyle sanıyoruzdur… Aslında özetle bir problem olduğunu görmeli, odağına inmeliyiz.
Farkındalık peşinde koşan farkındalık alışverişi canavarlarıysak aman dikkat! Önceki satın aldığımız farkındalıkları giydik mi, yoksa paketi bile açılmadan gardrobun diplerinde küfleniyorlar mı? Oburluğun bir türü olarak farkındalık oburu olmuş olabiliriz.
Sonuncu seçeneğim diyenlere lafım yok doğrusu. Tek diyebileceğim: Helal olsun!
Sadece eğitimde değil her türlü deneyimimizde, aslında ne kadar işin içinde olduğumuz ya da olmadığımız, derinlerdeki niyetlerimiz önemlidir. Yaşam yaşayarak yaşanır. Yaşamınızın içine girmek için çabalamaya davet ediyorum sizi.
Eğer bu yazı ilginizi çektiyse sıradaki yazımız sizin için geliyor: Kendin, Dünya Ve Gelecek