Başlık size anlamsız gelmiş olabilir belki; “e yani tabii ki” diye bir tepki vermiş olabilirsiniz.
Peki acaba duyunca hak verdiğiniz bu cümle sizin yaşamınız için geçerli mi?
Alternatifler üzerinden düşünelim.
Reçete Çözümler
Orta yolun bir tarafına doğru işi abartalım: Reçete bir çözüm her durumda işe yarar.
Eski yönetim kitaplarında şöyle listeler görürsünüz: Bir şirketin başarılı olması için 41 adım; -iddia büyüktür- dünyanın neresinde olursanız olun, nasıl bir iş alanında olursanız olun, kim olursanız olun bu 41 ilkeyi uygularsanız şirketiniz başarılı olur.
Bu reçete yaklaşımı pek çok alanda ortadan kalkmış olsa da kimi alanlarda hala varlığını korur. Mesela ilaç yazılırken pek çok durumda gerekli incelemeler, doz ayarları, mevcut durumun özelliklerine göre yarar-zarar hesapları yeterince yapılmaz.
Reçete yaklaşımının gündelik hayatımızda yaygınlığı hala yüksektir ve bunun zararlarını sıklıkla görürüz. ‘Ben … bir insanım.’ diye kurduğumuz her cümle bir reçetedir ve bir yanılgıdır.
Hiçbir insan herhangi bir sıfatı her durumda ve aynı şekilde taşımaz. Kimse her zaman ve tamamen başarılı değildir ve kimse her zaman ve tamamen başarısız değildir. Sabırlı-sabırsız, iyi-kötü, iyimser-kötümser… Aklınıza hangi etiket ikilisi gelirse gelsin. Hiçbirinde reçete ifade doğru değildir. Ama içten içe bu reçetelerle yaşamaya devam ederiz.
Reçete düşünceler işini basite almayın. Psikoloji alanında öncü isimlerden Beck, majör depresyonun, kişinin kendisini dünya ve gelecekle ilgili olumsuz yargılara saplamasından kaynaklı olduğunu iddia eder ve bu iddiaya dayalı tedavi yönteminin bir hayli işe yaradığı da ispatlanmıştır. (Beck’in konuyla ilgili ölçeği hakkında: https://en.wikipedia.org/wiki/Beck_Depression_Inventory)
Post-modern Cehennem
Şimdi orta yolun diğer tarafına savuralım kendimizi: Her vaka kendine özgüdür, iki ayrı vakanın aynı yaklaşımla ele alınması hiçbir zaman doğru değildir.
Reçete çözümlerden kaçışın abartılmış hali budur. Ben sana benzemem, sen ona benzemezsin, benim şu anki halim bir sonraki halime benzemez. Herkesin, her durumun, her ‘an’ın biricik olduğuna kimsenin itirazı yok. Ama bu biriciklik, insanların, durumların ve anların birbirine bir hayli yakın olabilmesine engel değildir.
Benzer Durumlarda Benzer Çözümler İşe Yarar
Baştaki cümlemize geldik yeniden. Buna durumsallık ilkesi diyebiliriz. Yaşamınıza aldığınızda ve çevik yaşam uygulamaları doğrultusunda kullandığınızda durumsallık ilkesi, birkaç haftada yaşamınızı çok daha tatminli bir hale getirebilir.
(Çevik Yaşam eğitimi: https://www.acikbeyin.com/urun/cevik-yasam-mustafa-acungil/ )
Eğer bu yazı ilginizi çektiyse sıradaki yazımız sizin için geliyor: Mükemmeliyetçiyim Diye Kendinizi Kandırmayın