Bir terapistin koç olup olamayacağı konusuna geçmeden önce koçluğun ortaya çıkmasının tarihsel ve sosyolojik olası birkaç nedenine değinecek olursak:
- Bilimsel devrim ile değişen insan merkezli (hümanist) bakışın her alana yayılması ve koçluğun ortaya çıktığı yıllarda da tarihsel olarak bu değişikliğin etkilerinin yoğun bir şekilde görülüyor olması.
- Tam da koç, mentor ve lider gibi kavramların ortaya çıktığı yıllarda sürü ve “society” (toplum) canlısı olan insanın, tarihte hiç olmadığı kadar bireyselleşmesi ve bunun getirdiği yalnızlaşmadan ötürü bir yârene, eşlikçiye, yol arkadaşına, “advisor” (akıl hocası) ve rehbere duyduğu ihtiyacın artması.
- Ruh sağlığının akademik bir disiplin ve bir meslek olarak çoğunlukla “sorun” ve sağlıksız birey odaklı yaklaşımı.
Bu zeminlerden yola çıkarak başlıktaki sorumuza dönecek olursak; eğer ki kişinin günlük yaşantısının kalitesini artırmak da o zamanlarda ruh sağlığının ayrılmaz bir parçası olarak görülseydi, zaten koçluk mesleğine ihtiyaç duyulmamış ve böyle bir meslek de ortaya çıkmamış olacaktı. Fakat durum böyle olmadığından, bugün geldiğimiz noktada koçluk artık bu açığı kapatmaktadır ve süreç içerisinde de bir meslek olarak çok iyi organize edilmiş, sistem ve ilkeler belirlenmiş olduğu için kişi her ne kadar terapist de olsa ICF tarafından belirlenen etik kural ve yetkinliklere hâkim olabilmek ve koçluğun nasıl bir mekanizması olduğunu anlamak için bir koçluk eğitim sürecinden geçtikten sonra bu alanda çalışmaya başlamalıdır. Amiyane tabirle, terapistlerin aldığı eğitimler ve ruh sağlığına bakışı nedeniyle onlar için atı alan Üsküdar’ı geçmiştir.
Tekrar altını çizmek gerekirse; bu gerekliliğin sebebi zamanında doldurulmamış bir açığın koçluk diye bir mesleğin ortaya çıkmasına sebebiyet vermiş olması ve bu mesleğin de artık günümüzde çok iyi yapılandırılmış bir noktaya gelerek fazlasıyla iyi bir şekilde o açığı dolduruyor olmasıdır. Bu nedenle koçluğun, terapist ve benzer ruh sağlıkçılarının çalışma alanından oldukça farklı bir çalışma alanı vardır. Bir koç terapistin alanına girmediği gibi, bir terapist de koçun alanına giremez duruma gelmiştir. Öncelikle koçluk ekosisteminin içine dâhil olunması gerekmektedir.
Koçluk yaklaşımının ve bu sistemin nasıl çalıştığını bilmeyen kişilerin, bu gereklilikleri anlaması zor olacağından ötürü en başta terapistlerin, kendi mesleklerini icra edebilmelerinin ilk aşaması olan “önyargıdan arınmış” olmayı, konu başka alanlara geldiğinde de benimsemeleri koçluğun ne işe yaradığını tam olarak anlayabilmelerini sağlayacaktır. Eğer ki buraya kadar anlattığımız gibi bir serüven olmasaydı, elbette ki bir terapist bir koçun yaptığı işi yapabilir konumdaydı.
Sırtını Bilime Dayamış Bir Koçun Avantajları
Bir koçun, insanla ilgili psikolojik ve fizyolojik bilgiye hâkim olmasının seans içerisinde daha isabetli analiz yapmasını destekleyeceğini öngörmek pek zor değildir. Örneğin bir koç, beslenme ve uykuyla ilgili temel bilgilere sahipse sürekli yorgun olduğundan, işlerini ertelediğinden, dikkatini toplayamadığından bahseden bir kişiye çok daha nokta atışı sorular soracaktır. Bu “nokta atışı” soruları sormak da koçluk seanslarının ve kişinin kendini keşfinin çok daha verimli bir şekilde gerçekleşmesini beraberinde getirir.
Koçluğa başvuran kişinin terapiste mi yoksa bir koça mı ihtiyacı olduğunu anlama konusunda da koçun edindiği bilimsel bilgiler kendisine yardımcı olacaktır. Terapi desteği alan kişilerde en çok ortaya çıkan “işlevini kaybetme” durumu ile sağlıklı bir insanın bir konuda neden aksiyon alamadığını ayırt etmek veya kişi hangi savunma mekanizmalarını en çok kullanıyor gibi analizlerin yapılması da bu ayırt etme konusunda ve çok daha fazlasında koçlara yardımcı olacaktır.
Maalesef ki koçluğun kendi içindeki eksikliklerinden biri, kendini güncelleme konusundaki gecikmişliği ve güncel psikoloji/nörobilim yaklaşımlarından uzak kalmasıdır.
Koçluğun Bugününe Bir Eleştiri ve Yarınlar İçin Öneri
Koçluğun lisans eğitimi diyebileceğimiz Level 2 eğitimlerinin çerçevesini derinleştirmek, zenginleştirmek ve disiplinler arası bir müfredatı benimsemek konusunda birçok Level 2 eğitiminin çerçevesi eksik kalmıştır ve birçoğu da bu multidisiplinerlikten yoksundur. Koçluğun ortaya çıktığı zamandaki metodolojiler, yaklaşımlar, analiz teknikleri gibi yardımcı araçlarda herhangi bir yeniliğe gidilmemektedir.
Kişinin kendini bir önceki günden daha iyiye taşıması üzerine inşa edilmiş bir meslek olan koçluğun, kullandığı teknikler ve koçluğun işleyişiyle ilgili de bu daha iyiye taşınma ihtiyacını faaliyete geçirmesi, koçluk sisteminin çalışır olmaya devam edebilmesi için gereklidir.
Koçluk, biz var olduğumuz sürece ihtiyaç duyulacak bir bakış ve ilişki metodudur. Bu nedenle insana dair bilgimiz artıkça bu bilgileri koçluk mesleğine de entegre etmeliyiz. Her zaman söylediğimiz gibi, koçluk koçluktan büyüktür ve bunun sürdürülebilirliği için bahsedilen bilimsel altyapılı değişikliklere gidilmesi elzemdir.
Kaynakça:
Hizmet Pazarlamasına Giren Yen Ürün: Koçluk, Gazi Kitabevi, 2022
Whitnore, Sir John, Performans İçin Koçluk, 2017