Toplumsal Duygu Kültürü

Bir toplum için en önemli kültür türlerinden biri de toplumsal duygu kültürü. Ve tüm diğer kültür türleri gibi o da bir ülkedeki insan davranışlarının arka planını, en önemlisi de insan ilişkilerinin habitatını oluşturuyor. İklimlerin hava olaylarını belirlemesi gibi o da insan doğasının ne ölçüde sıcak ya da soğuk olacağına, beşeri mevsimlerin ne denli vahşi ya da uygar geçeceğine bir sınır çiziyor. Dini, dili, mezhebi ya da etnik kökeni ne olursa olsun, bir ülkedeki insan değerini, değerinden de öte anlamını belirliyor.

 

Bizde toplumsal duygu kültürünün iklimini oluşturan en önemli etkenlerden biri Mevlâna. Neredeyse sekiz yüz yıldır bu coğrafyada yeşeren her anlamlı duygunun ardında, az ya da çok, onun nefesi var. Belki de bu ülkedeki onca ayrıma rağmen birçok insanın kendini hâlâ birlikten yana hissetmesi, ne olursa olsun her inanca mesafesiz kalabilmesi ve her şeye rağmen barıştan yana olabilmesi bu yüzdendir. Bu coğrafyadaki onca kana, onca talana rağmen çarenin sadece insandan geleceğine, yakılan, yıkılan onca ormana, hiç edilen onca değere rağmen zenginliğin iktidarla değil, sadece insan sevgisiyle korunacağına karşı bir nebze inanç varsa, onun da nedeni bir yönüyle Mevlana’dır. 

 

Şimdilerde ise bu ülkenin duygu kültürüne kaynaklık yapmaya çalışan ama bunu da sadece nefretle yapmaya çalışan insanlar var. Nefretin iktidar ve para anlamına geldiğini çok iyi bilen ve bunun için elinden gelen her şeyi hiç çekinmeden yapabilecek güç sahipleri var.

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse sıradaki yazımız sizin için geliyor: İnsan Nasıl Öteki Olur?

Yorum Yap