İnsanı tanımlamak için kullandığımız Homo sapiens ifadesindeki Latince sapere kelimesinin ilk anlamı sanılanın aksine bilmek değil, “tatmak”. Dolayısıyla Homo sapiens aslında “tadan insan” demek!
Tatmak deyince aklınıza dilimizle gerçekleştirdiğimiz duyu eylemi gelmesin. En geniş anlamıyla tatmak, muhtelif duyular yoluyla deneyimlemek yani duyumsamak demek.
Tatmak Bilmek midir? Bilmek Tatmak mı?
Muzun, davul çalmanın ya da geometri problemi çözmenin tadını hiç muz yememiş, davul çalmayı denememiş ya da geometri problemi çözmemiş bir insana nasıl anlatabilirsiniz? Bunların ve tecrübe ettiğimiz diğer şeylerin tadını anlatamayız, tadarak edindiğimiz bilgileri sözel yolla aktaramayız çünkü bazı şeyler ancak tadarak bilinir.
Hayatta en iyi bildiğimiz şeyler bizzat tecrübe ettiklerimizdir. Türkiyeli olmayı bilirim, kadın olmayı, anne olmayı, genç olmayı bilirim; çünkü bunları tecrübe ettim. Fakat Kanadalı olmayı ya da baba olmayı bilmem, bu durumları ancak tahayyül edebilirim fakat bu bana bilgi vermez.
Ben Ol Da Bil!
Bir şeyi bilmek mi istiyorsunuz, o halde o şey “ol”un!
“Aşk acısını çeken bilir!” demişti sırılsıklam âşık bir dostum. Celaleddin Rûmî ise kendisine aşkı soranlara sofistike bir yanıt verdi: “Ben ol da bil!” Aşkın ne olduğunu öğrenmek istiyorsanız âşık olmalısınız hatta aşk olmalısınız! Rûmî aşkın kendisi olduğunu ifade ediyordu ona aşkı soranlara. Mistik öğretilerde bilmenin yolu “olmak”tır. Eğer Tanrı’yı bilmek istiyorsanız benliğinizden sıyrılarak o olmalısınız; yani bir şeyi bilmek istiyorsanız o şeyin kendisi olmalısınız. Buradaki bilgi ancak tecrübe ederek, bizzat yaşayarak edinilen bir bilgi.
Gelelim Homo sapiens ’e…
Bilgi tatmak yoluyla elde ediliyorsa aslında “tadan insan” demek olan Homo sapiens ’e, “bilen insan” dememiz gayet anlaşılır. Peki, biz bilmek ile tatmak arasındaki bu yakın ilişkiden ne anlamalıyız?
Hayatı Gurme Gibi Yaşamalı
Dil ile tatma duyularını geliştirmiş, tat alma uzmanı olan gurmeler, geniş anlamda “tadan insan” olmak için örnek almamız gereken kişiler. Tattıkları yiyeceklerin kalitesini hemen anlayan zevk sahibi gurmelerin yemekleri tadarken yaptığını, bir bütün olarak hayatı tadarken yani yaşarken yapabilmek bizi zevkten dört köşeye çevirebilir.
Ne Kadar Zevk Sahibisiniz?
Hayattan tat almayı öğrenirsek, Homo sapiens’liğimizin hakkını vereceğiz.
Dilimizdeki zevk kelimesi Arapçada “tat” demek. Sanattan anlayan, güzellikleri tespit ve takdir edebilen insanlar için “zevk sahibi” tabirini kullanırız. Yani hayata dair tadı tuzu olan kişi… Hayattan tat almayı öğrenirsek, yaşadıklarımızı (her ne yaşıyorsak) bir gurme gibi tadına vararak deneyimlersek, Homo sapiens’liğimizin hakkını vereceğiz.
Ölümü Zevk Etmek
Öyle görünüyor ki biz bu hayata tatmaya geldik; acı, tatlı, ekşi, umami her şeyi tatmaya geldik. Hatta ölüm bile tadılan bir şey ve üstelik düşünsenize, yalnızca bir kez tadına bakabileceğimiz bir şey!
Bence ölürken tadına varalım…
Wawwww yok böyle bişey bence “Ölürken tadına varalım” . Ölüm böyle güzel mi anlatılır . Tüm korkuların altında yatan ve hayatımızı kabusa çeviren ölüm korkusunu yok edebilecek güçte bir cümle . Bı kere daha hayran oldum aklına fikrine iyiki varsın Ceren Hanım .
“Ağızların tadını bozan ölümü sıkça hatirlayin.” Hadisi serifi geldi aklima. Ölümü hatırlayın, ölümlü olduğunuzu, sonlu oldugunuzu, burdan göçüp gideceğinizi… insan bu hali sık sık yaşasa sanirim kötülük yapamaz hale gelir.
Emeginize saglik yine müthiş bir yazı…
Teşekkürler, sizi izlemeye devam edeceğim, sağlıcakla kalın