Dünden İyi Değilsen Eğer, İyi de Değilsin Artık

 

Evrenin belki de tek değişmez özelliği, hareketliliğidir. Bugüne değin uzayın bir köşesinde öylece duran herhangi bir cisme rastlamadık. Fizik evrende her şey ileri ya da geri, ama bir yöne mutlaka hareket eder. Aynı insanın zekâsı, yetenekleri ya da iyi biri oluşu gibi… İnsan için sabitlik dış dünyada da iç dünyada da mümkün değil.

Daha en başta özetlemek gerekirse, dünden daha zeki değilsen eğer, mutlaka daha aptalsındır. Ya da herhangi bir konuda daha becerikli değilsen, mutlaka yeteneğinde bir kayıp vardır. En önemlisi de dünden iyi değilsen eğer, iyi de değilsindir artık. Kararlılık sadece tanrı için mutlaktır.

Ama diğer taraftan, özellikle bizim gibi ülkelerde insan meziyetlerine de beceriksizliklerine de bir tür “kader” gözüyle bakılır. İnsan vasıflarının mayayla ilgili olduğuna inanılır. Mesela bir çocuk biraz sessizse, sanılır ki ağalık doğasında yoktur. Ya da birine yaşamının bir döneminde aptallıkları bol diye aptal, diğerine de sırf ilkokulda matematiği iyi diye dahi muamelesi yapılır. Oysa her şey gibi akıl da aptallık da kimse için sabit bir alın yazısı değildir.

Elbette genetik yatkınlıkların bir etkisi var ama bu etki sabit bir dereceyi değil, sanılanın aksine çok geniş bir bandı kasteder. Örneğin birinin zeka bandı 90 ile 120 aralığındaysa, yaşamının büyük bir kısmında o aralığın neresinde seyredeceği, ancak o kişinin bu dünyada neler yaptığına bağlıdır. İster 90’la ömür bitirir, ama isterse çok çalışarak o aralığın en tepesine çıkabilir. Bu konuyla ilgili söylenebilecek tek şey, insanın hiçbir zaman o aralığın bir noktasında sabit olmadığıdır.

Üstelik bu bant aralığında hareket etme zorunluluğu insan yaşamının neredeyse her köşesinde benzer şekilde işler. Yine birkaç örnekle tarif etmek gerekirse, dünden daha demokrat değilse biri, gün gelir içinden mutlaka bir diktatör çıkar. Dünden daha şefkatli değilse, yüreğindeki zalimlik günden güne hep artar. Daha mütevazi değilse, dili gitgide arsızlığa kayar. Daha dürüst olamayanın eli, her yeni gün başka bir hırsızlık arar. En kötüsü de başkasını sevemeyen insan, sonunda nefretiyle kendini boğar. Kendi korkularından kurtulmak için her şeyi yapar.

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse sıradaki yazımız sizin için geliyor:  Bambaşka Bir Bağlamda Kader Ve Mutluluk

Yorum Yap