Bilinçli farkındalık uygulamaları ile kendi varsayılan çalışma ağınıza (default mode network) kulak misafiri olabileceğinizden bahsetmiştim. Bunu başarabildiğinizde yapabileceğiniz önemli şeylerden biri, size açılan sihirli bir kapı ile geçmişi yeniden yaratmak olacak.
Aslında doğruyu söylemek gerekirse bunu zaten yapabiliyor durumdasınız. Her an geçmişi yeniden yaratıyorsunuz ve bunu yapan da varsayılan çalışma ağınız. Bir şey hatırlamak pasif bir eylem değildir; her hatırlama aktif ve yeniden yaratmayla sonuçlanan bir eylemdir. Hatırladığınız şeyi olduğu gibi hatırlamazsınız; kafanızda evirip çevirirken de olduğu halini koruyamazsınız; son olarak yerine bırakırken bile değiştirmeye devam edersiniz. Hatırladığınız her şeyi yeniden yaratırsınız. Bunu yaparken nasıl bir ruh halinde olduğunuza ve otomatik davranış kalıplarınızı nasıl eğittiğinize bağlı olarak bu yeniden yaratımı, kendi lehinize ya da aleyhinize şekillendirebilirsiniz. Acı gerçek şu ki, pek çok insan, pek çok zamanda bu “geçmişi yeniden yaratma” durumunu otomatik bir şekilde kendi aleyhine gerçekleştirir.
Bir insanla ufak bir sürtüşme yaşadığınız bir zamanı düşünün. Hele de bu yakınınızda, yaşamınızda öneme sahip bir insansa… Bu konuyu tekrar tekrar hatırlardınız. Öyle az buz değil, binlerce kere hatırlardınız. Her seferinde bu konuyla ilgili en başta oluşmuş bazı olumsuz yargılarınızı daha da derinleştirerek, koyultarak, katmerleştirerek yapardınız bu hatırlamayı. Kendinize bir işkence çukuru kazardınız o ufak hatıradan. Dürüst olun; yapmadınız mı bunu hiç?
Bilinçli farkındalık benzeri yaklaşımları Çevik Yaşam kapanışlarında kullanırsanız, o hafta sizde önemli duygu durumu izi bırakan konuları fark edip ele alırsınız. Bunu yaparken o hafta geçmişe ait yapacağınız yeniden yaratımlara özellikle dikkat edin derim. Kendinizi en belirgin olanlarında yakalayıp biraz düzeltmeye başladıkça bu konudaki sizi kahreden ustalığınızı, yavaş yavaş size çok tatmin yaşatacak bir ustalığa devşirebilirsiniz.
Geçmişi zaten her an yeniden yaratıyorsunuz. Bu yaratımı kendi lehinize yapmaya ne dersiniz?
Olanda hayır vardır diye meşhur bir söz vardır, hatırladınız mı? Şüphesiz bir gerçektir bu söz; ama kim için? Eğer olanı kabullenip olandaki hayrı o an ve sonradan hatırladıkça keşfetmeye çalışırsanız, bu konudaki yetkinliklerinizi geliştirirseniz; her olanda sizin için hayır vardır. Çünkü size yarayacak yönünü bulup çıkarmak konusunda ustalaşmışsınızdır. Bunu anlık yapabilirsiniz, anlık yapamadığınız durumlarda da hatırlarken yapabilirsiniz.
Lütfen bu tekniği her yerde herkesle konuşmayın. Çünkü ille karşınıza yaşamın en çarpık ve zalim örneklerinden birini koyup, “aha da bundaki güzelliği bul bakalım o zaman seni şerefsiz” diyecek ya da tam bunu demese de bakışlarıyla bunu hissettirecek birileri çıkacaktır. Belki şerefsiz iması değil ama aptal iması, naif iması, zalim iması, duyarsız iması, başka birtakım şeyler iması da yapabilir. İnanın olumsuzluk bulmakta o kadar ustasınız ki, zerre hafiflik bırakmadan dibine kadar olumsuz baktırmaya yönelik bu hastalıklı zihniyete daha fazla maruz kalmaya hiç ihtiyacınız yok. Anlattıklarımı kendi kendinize ya da güzellik ve hayır görmek için bakma alışkanlığı edinmişlerle birlikte uygulamanız daha akıllıca olabilir.
Ne de olsa yıllarca süren Kara Veba salgınları sırasında bile hâlâ âşık olabilen, çocuk sevgisi taşıyabilen atalarımız sayesinde bugün bu dünya üzerinde yaşıyoruz.
Eğer bu yazı ilginizi çektiyse sıradaki yazımız sizin için geliyor: Geveze Maymun Biraz da Bilgedir
Bize açılan sihirli kapılardan geçmişi yeniden oluştururken,kendi lehimize çevirip yetkinliklerimizi geliştirmek… bunu farkettirdiğiniz için teşekkür ederim, kaleminize sağlık.