Bandwagon Effect ve Pazarlama: Herkes Alıyorsa Ben de Alayım!

Kendine hala itiraf edemediysen bazı can sıkıcı gerçekleri hatırlatacağım: Bazı şeyleri gerçekten istediğimiz için mi alıyoruz, yoksa sadece herkes aldığı için mi?

 

Yani yeni çıkan kahve zincirine üç sokak yürüyüp sıraya girme sebebin:
a) kahveye olan tutkun
b) herkesin orada olması
c) FOMO’n

Ne dersin?

Bendeniz Eskişehir’de yaşıyorum ve çok meşhur bir kahvaltıcı var burada: Doyuran. İlk duyduğumda da şaşırmıştım tabii; kahvaltı yahu, ne veriyor olabilirler? (Meşhur tostçular da çok komik gelir bana.) Gittik. Sıramızda bekledik. Oturduk ve ne gelse beğenirsin; domates-salatalık! Sen kaşındın Betülüm dedim, pazarlamacı olmak işe yaramaz bazen. 

Bu mekan hala meşhur ve hala doludur. Komik değil mi?

Bandwagon Effect şey tam olarak bu. Halk dilinde; sürü psikolojisi 🙂
Trend görünce dayanamıyoruz. Kalabalık olan yere biz de gidiyoruz.
Çünkü beynimiz şöyle diyor: “Bu kadar insan yanılıyor olamaz!”

(Maalesef olabilir ama beynimizin umurunda değil. Dahası, bu algının yediğimiz şeyin tadını değiştirebileceğini de biliyor fakat pek uğraşmak istemediğinden bize hatırlatıp başına dert almıyor.)

Ve markalar bunu çok iyi biliyor.
O yüzden “1 milyondan fazla kişi izledi!” diye yazıyor, “En çok satan ürünümüz” diye başlık atıyorlar.

Çünkü insan sosyal bir hayvan, uyumlu olmak istiyor ve dahası, risk almak istemiyor. Bu kadar kişi tercih ediyorsa riskim azdır, diyor, saftirik biraz.

Pazarlamacılar bunu bilir. Çünkü sen de herkes gibi olmak istersin. (Üzgünüm Cem Karaca) Yalnız kalmak istemezsin.

Üretici ve tüketici olarak ders alınası bir meyil. Nasıl kullanmak isterseniz efenim…

 

Yazar: Betül Uslu

Dijital İçerik Eğitmeni | İçerik Üretici

 

Yorum Yap