Bir psikoloji terimi olarak benmerkezcilik, nam-ı diğer egosantrizm, “Başkasının görüş ya da düşüncesinin kendininkinden farklı olabileceğini anlayamamak” olarak tanımlanıyor. Bu anlamda benmerkezcilik bir tür körlük, çünkü kişi kendini evrenin merkezine koyduğu için kendininkinden başka algıların varlığını göremiyor. Bir önceki yazımda bahsettiğim insanmerkezciliğin kökeninde bulunan benmerkezcilik, aynı zamanda kişinin kendi kültürünü, toplumunu, ırkını, dinini ve cinsiyetini aslî kabul etmesinin de nedeni. Ben merkezde isem, aslî ve doğru olan benim algılarım ise; benim türüm en gelişmiş tür, benim kültürüm en iyi kültür, benim toplumum en muhteşem toplum, benim ırkım en mükemmel ırk, benim dinim en hakiki din, benim cinsiyetim en üstün cinsiyet oluyor. İnsanın toplumsal ve ekolojik yaşamını baltalayan tüm bu körlükler benmerkezcilikten kaynaklanıyor.
Felaketlerin Olağan Şüphelisi: İnsan
Kendini ve kendine dair her şeyi aslî, gayrısını tali kabul etmek; kargadan başka kuş tanımamak misali bir bilişsel önyargıya sebep olarak, kişinin algısını daraltmakla kalmıyor, aynı zamanda zulme davetiye çıkarıyor. Kendi türünü en üstün tür olarak gören insan; ekosistemi tahrip ediyor, kendi kültürünü en gelişmiş kültür olarak gören insan, diğer kültürleri hegemonyası altına alıp sömürüyor, kendi ırkını en mükemmel ırk olarak gören insan soykırım yapıyor, kendi dinini en hakiki din olarak gören insan diğerlerini tekfir ediyor ve kutsalı adına canlar alıyor, kendi cinsiyetini ve cinsel tercihini üstün gören insan karşı cinsi ve kendi tercihini benimsemeyenleri eziyor ve toplum dışına itiyor.
İnsanlık Henüz Çocukluk Çağında
İşte doğurduğu tüm bu marazlar sebebiyle benmerkezciliği olumsuz bir şey olarak görüyoruz. Hatta psikolojide benmerkezcilik esas itibariyle bir çocukluk dönemi özelliği gibi yansıtılıyor. Her ne kadar yetişkinlerde de benmerkezci davranışlara rastlansa da, onlar çocuklara göre bilişsel açıdan daha gelişkin olduklarından daha az benmerkezci davranırlar deniyor. Yukarıda zikredilen sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda, bir bütün olarak insanlığın erginlikten gayet uzak olduğunu ve hala çocukluk dönemini yaşadığını söyleyebilir miyiz?
Peki, tüm bu toplumsal marazların müsebbibi olan benmerkezcilik neden var? “Benmerkezciyiz, Ama Bir Sor: Neden? ” yazımda bu konuyu irdeliyoruz.
Benberkezciligi tanımlayarak başlaman süper farklı algılamaya da açık olan özellikle aydinlanma ekolunde daha farklı ve olumlu olrakta kullanilan bir kelime olduğu için çok yerinde olmuş. Ve ve ve bu kadar kısa bir yazı bu kadar çok şey mi anlatır . Tebrik ediyor devamını heyecanla bekliyorum.
Acaba konu yine hayatta kalabilmek adına yaptıklarımızdan mı kaynaklanıyor diye düşündüm. O zaman sabırsızlıkla bir sonraki yazıyı bekliyorum hocam.
Bana tüm canlılık hayatta kalmaya programlı gibi geliyor, ne var ki bildiğimiz kadarıyla hiçbir canlı ila nihaye sağ kalamıyor. Canlılık büyük bir gizem ve tüm yaşam yaşamın kendisi için var gibi görünüyor. Belki de yaşama amaç aramamalı, yaşamın kendisi amaç olmalı, sınırlı bir zaman için de olsa…
Zor ve karmaşık konuları böyle net ve kolay anlaşılır bir dille anlatmanız takdire şayan. Yazılarınızı zevkle okuyor, heyecanla bekliyoruz.
Verendim ağzına yüreğine bedenine sağlık çok güzel yazmışın devamını bekliyorum
Selamlar.
Insanın bu doğasının da doğal olduğunu kabul etsek sanki sorun kalmayacak. Düşünsenize insanlığın yerinde pandalar olsaydı belki etçil olmadıkları için sığır beslemeyeceklerdi ama ormanların bir çoğunu bambu tarlalarina donustureceklerdi. Nesli tükenmekte olan insanlara özel bakım evleri açıp komik hareketlerine güleceklerdi. Derilerindeki beyaz renginin fazla olduğu pandalar siyah renginin çoğunlukta olduğu pandaları köle gibi göreceklerdi. Kim bilir? Sonra düşünceli bir panda çıkıp biz bu kadar önemli miyiz? Diye haklı sorular sorup panda olmanın yıkıcı etkilerinden şikayetçi olacakti.
Işte burada beliren bir gerçeklik var. Insanı hayvandan ayıran şeyin herhangi bir diğer hayvanda olma ihtimali insan merkezli yıkımın benzerini yaratıyorsa sorun insanlıkta mı?
Böyle pis bir doğası var insanın evet ama buna karşı durabilecek irade ve muhakemesi de var. Kim bilir belki de kendisine rağmen iyi olmayı seçebileceği bir zaman diliminde iyi olabilme uğraşıdır insandan istenen ve beklenen.
insanlarin, ne kadar ben merkezci olsalar da, kendi sonlarini en hayirli bir sekilde getireceklerine dair inancim tam 🙂