Aşkın Kuantum Nedeni

 

Kuantumun öne sürdüğü ve hayat anlayışımızı kökten değiştiren bir görüşe göre bazı durumlarda bir ihtimal ne kadar olası görünürse görünsün, hiçbir zaman muhtemel değildir. Yani siz bir durumla ilgili ne denli bilgi edinirseniz edinin, olasılıklardan hiçbiri yüksek olasılık mertebesine erişmez. Elimizde olan hiçbir bilgi, deneyim ya da sezgi bir sonucu tahmin edilir bir hale dönüştürmez.

Bildiğimiz yaşamla hiçbir şekilde örtüşmeyen bu olguyu şöyle bir örnekle tarif etmek mümkün: Gün, saat bazında yirmi dörde bölünebildiğine göre birinin bu sayfayı saat 12’de okuma olasılığı yirmi dörtte birdir ve bildiğimiz kadarıyla bu olasılığın diğer yirmi üç olasılıktan hiçbir üstünlüğü yoktur. Ama kuantum fiziğine göre, biri bu yazıyı saat tam 12’de okumaya karar verse bile, yine de bu yazıyı saat 12’de okuma olasılığı yirmi dörtte bir olacaktır. Çünkü atom altı dünyada saattin, bizim alışık olduğumuz gibi sabit bir 12’si hiçbir zaman olmaz. 1 her an 8, 11 ise her an 23 olabilir. Siz saat hakkında ne kadar çok şey bilirseniz bilin, bir saniye sonra saatin kaç olacağını söyleyemezsiniz. 11.59’dan sonra saatin 12 olması bir olasılıktır fakat hiçbir bakımdan kuvvetli bir olasılık, yani muhtemel değildir.

Aşk da böyle bir şey aslında. Milyonlarca insan arasında derin bir duygu hissettiğiniz kişi de sadece diğer insanlar arasındaki bir ihtimaldir ama sandığınızın aksine hiç kimse sizin için muhtemel bir aday değildir aslında. Kendinizi ne kadar tanırsanız tanıyın ya da ne tür sağlam kriterleriniz olursa olsun, en azından Kuantum Mekaniğine göre âşık olacağınız kişi sizin gerçekliğinize uyan, nitelikleri ve yeri tahmin edilebilir muhtemel kişi olmayacak ve o seçime neyin neden olduğunu asla bilemeyeceksiniz. Yani aşkta da gözlemcinin etkisi en az atom altı yapılarda olduğu kadar belirleyicidir. Üstelik sadece olasılık konusunun değil, fizik dünyada başka olguların da aşk mekaniğine benzer yanları var sanki. Entropik olmayan bir aşk gerçekten de insan için olası olmayabilir. Ya da evrensel başka bir gerçekle tarif etmek gerekirse, yerçekimiyle yaşamak zorunda olduğumuz bu dünyada aşk hızını her yeni gün arttırmazsa, mutlaka azaltacaktır.

Tüm bu benzerlikler insanı biraz kötü hissettirse de birinin maşuk olarak belirlenmesinde belirleyici olan gerçekten de gözlemci, yani aşığın ölçülemez ruh hali olabilir. Gözlemci âşık olmakta ısrarlıysa eğer, baktığı her yerde mutlaka bir maşuk beliriverir. Bazılarının tuhaf ama yerinde bir benzetmeyle UFO (Undefined Feeling Object) olarak tanımladığı aşk, her an herkes için meçhul bir olasılıktır. Yani insanın geri kalan tüm duyguları Newton Mekaniğiyle açıklanabilse de adına aşk denen akıl altı parçacıkların kendilerine özgü yasaları vardır.

Eğer bu yazı ilginizi çektiyse sıradaki yazımız sizin için geliyor: Zeki Akıl, Akıllı Zeka

Yorum Yap