Vücut kıllarını almanın sonrasında kılların daha güçlü çıkmasına sebep olduğu iddiası

Tıraş edilirse kıllar daha kalın olarak geri gelir mi?

Tıraş ettikten bir süre sonra kıllarımız; küllerinden yeniden, daha güçlü olarak doğup, yükselen bir anka kuşu misali eskisinden daha kalın şekilde geri geliyormuş gibi görünebilir, peki gerçekten öyle mi oluyor?

Vücudundaki hormonal dalgalanmalar yetişkin sakalını kendisine bahşeden genç bir erkek tıraş olur, bir sonraki döngüde sakalının daha sert çıktığını görür ve çok doğal olarak bunun tıraş olması ile ilgili olduğunu düşünür.

Kesmek, saçın kısa bir süre için daha kalın görünmesine neden olabilir. İnsan kılı veya saçının gövdesi sonunda sivrilen bir kurşun kalem gibidir. Ustura veya jilet gibi bir materyal ile kesildiğinde sivri ucu yok olur ve bir gövde parçası ortaya çıkar. Bu nedenle kesimden öncekinden daha kalın veya koyu görünmesi muhtemel olmakla birlikte yeniden büyüme süreciyle ilgili bir değişiklik yapmaz. Aksine kökünden koparılmak suretiyle vücuttan uzaklaştırılan kılların, tekrarlayan fizyolojik travmalar sonucunda foliküllerindeki büyümenin azaldığı bir senaryo çok daha gerçekçidir. 

Scientific American’ın yayınladığı makaleye göre, 1928’de yapılan bir çalışmada belli bir süre boyunca aynı tıraş sabunu, usturalar ve sabit sıcaklıkta su kullanarak tıraş olan dört erkeğin arta kalan kılları üzerinde yapılan boyut analizleri sonucunda ustura veya jilet ile tıraş olmanın sakalların yeniden büyüme sürecinde onları güçlendirdiğine dair bir sonuç elde edilememiştir.

Günümüze nispeten yaklaştığımız 1970’li tarihlerde yayınlanan ve erkek gönüllülerin bu defa bacakları materyal ilan edilerek yapılan başka bir çalışmada, her gönüllü için bacaklardan biri kontrol grubu, diğeri haftada bir defa tıraş etmek suretiyle deney grubu olarak kullanıldı. Kontrol edilen parametrelerin arasında kılın genişliği, yüzeydeki kalabalığı ve büyüme hızı vardı buna rağmen kayda değer bir fark gözlenemediği beyan edildi. New York’un gözde dermatologlarından Melanie Grossman bu tür çalışmalar ile dermatologların uygulamalarındaki gözlemlerinin örtüştüğünü söylüyor. “Kadınların büyük çoğunluğu hayatlarının uzunca bir süresi boyunca bacaklarını tıraş ediyor, şayet her tıraş sonrası daha kalın kıllarla karşılaşsalardı goril gibi olurlardı. Ayrıca bu durumda saç dökülmesini dert etmemizde pek makul olmazdı.” şeklindeki sözleriyle Wake Forest Baptist Health Dermatoloji Departmanı başkanı Amy McMichael durumun ne kadar bariz olduğunu vurguluyor. 

Aslına bakarsak, travma yaratmamış olan ağda içinde benzer hikaye söz konusu, köklerinden çektiğiniz kıllar geri daha sağlam olarak gelmez fakat kıl büyümesini etkileyen pek çok genetik ve hormonal etkinin yanı sıra bir o kadar çevresel faktör de önemli rol sahibidir. Ortalama bir tıraş veya ağda deneyiminin sonucunda değil ama nadir durumlarda başa gelebilecek bir durum şu olabilir: “Cildinizin bir bölgesini önemli ölçüde kaşırsanız, nasır gibi sertleşebilir ve bu saç büyümesini ve kalınlaşmasını uyarabilir. Zira bu bölgedeki cildiniz kalınlaşıyor, daha zengin bir sinir ağı dolayısıyla kan damarları oluşuyor, bu da daha fazla kıl ortaya çıkmasına gayet tabii sebep olabiliyor.” sözleriyle önemli katkısını da esirgemiyor McMicheal.

Özetle; Kılları tıraş etmek kalınlığını, uzama hızını veya rengini değiştirmez, yalnızca onları kör uçlu kılarak insan dokunuşu için kaba bir his verir. 

Neticede;

Vücut kıllarını almanın sonrasında kılların daha güçlü çıkmasına sebep olduğu iddiası Yanlış.

Yorum Yap