Pazarlama: Dikkat! 

Pazarlama, satış ve daha çok para uğruna; uyaran, uyaran ve daha çok uyarana maruz kaldıkça, bilişsel kapasitemiz düşüyor, psikolojik rahatsızlık semptomları göstermeye başlıyoruz ve beyin yaşlanmamız hızlanıyor.

Yoksa kendi yarattığımız teknolojiye ve değişen dünya koşullarına uyum sağlamakta zorlanıyor muyuz?

 

Tüyden hafif olurum böyle sabahlar, karşı damda bir güneş parçası, içimde kuş cıvıltıları, şarkılar; bağıra çağıra düşerim yollara, döner döner durur başım havalarda.” – Orhan Veli Kanık

 

  Kaçımız Orhan Veli’nin bu güzel dizelerinde anlattığı şekilde görebiliyoruz dünyayı? Kaçımız başımızı günlük dertlerimizden kaldırıp, bakabiliyoruz etrafımıza? Gelişen teknoloji ile değişen dünyamızda, her geçen gün, daha çok uyarana aynı anda ya da art arda maruz kalıyoruz. Digital 2020 raporuna göre insanlar, dünya ortalamasında, günlerinin 6 saat 43 dakikası internette ve bu sürenin 2 saat 24 dakikasını ise sosyal medyada geçiriyorlar. Sosyal medya dijital pazarlama için en etkili aracı olarak kullanılıyor. Yine aynı rapor internet kullanıcılarının %80’inin online ortamda bir ürün ya da hizmeti aradığını, %90’ının online ürün satan bir siteye girdiğini, %74’ünün de online ortamda alışveriş yaptığını söylerken; dijital ortamın, pazarlama noktasında ne kadar da aktif kullanıldığını gösteriyor. 

Uyaran Artışı ve Dikkat İlişkisi

İçinde bulunduğumuz 2020 yılında yayınlanan ve Japonya’da 103 sağlıklı insanın dinleme hali ile aralıklı, kesikli ve ardışık uyaranlara maruz kaldıkları hali kıyaslayan bir araştırma, dışarıdan gelen uyaranlar karmaşıklaşıp arttıkça deneklerin beyinlerindeki dorsal/ arka dikkat sistemi denen kısmın dikkat performansının azaldığını gösteriyor. Dorsal dikkat sistemi, ön (ventral) dikkat sisteminin aksine, istemli dikkat yöneltme davranışında iş gören bir yapı. Çalışma, dikkat açısından bakıldığında, dinlenme halindeki insanların beyinlerinin, karmaşık uyanlara maruz kalanlara kıyasla daha iyi performans gösterdiğinin altını çiziyor. Ayrıca maruz kaldığımız çeşitli duyusal iletilerin artmasının, dikkatimizi bozduğunu gösteriyor. Yine Japonya’da 2014 yılında benzer alanda 75 kişi üzerinde yapılan bir çalışma  ise, farklı medya uyaranlarına maruz kalan yani eş zamanlı idare (multitasking) yapan kişilerin anterior singulat kortekslerindeki gri maddeninin hacminin daha az olduğunu işaret ediyor.


Yoğun İnternet Kullanımı Beyni Nasıl Etkiliyor?


Anterior singulat korteksin empati, dürtülerin kontrol edilmesi, karar verme süreçleri ile duyguları kontrol ettiğini; gri maddenin ise beynin “işlem yapan kısmı” olduğunu hatırlatalım. Gri madde azalması yaşlanma ile olağan bir şekilde gerçekleşen bir süreçtir. Ancak uyaranlara karşı eş zamanlı idare yapma durumunda kalındığında, tıpkı yaşlanıyormuşuz gibi gri madde azalmaları ve dolayısıyla da yukarıda saymış olduğumuz dürtü kontrolü, empati, karar verme gibi işlevlerde bozulmalar görülebiliyor. 2016 yılında 25.533 yetişkin üzerinde yapılan ve Amerikan Psikoloji Birliği’nin yayınladığı çalışma da
bir önceki sonucu destekleyen bulgular sunuyor ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), obsesif kompulsif bozukluklar, anksiyete ve depresyon belirtileri gösterme ile sosyal medya ile video oyunlarının aşırı kullanımı arasında korelasyon olduğunu gösteriyor. Sinan Canan, Unutulacak Şeyler kitabında internet ve dijital ortam kullanımının artmasıyla frontal korteks yani uzun vadeli planlar yapmamızı sağlayan beyin lobumuzun gelişiminin zayıfladığını da belirtiyor.  

 

Yoksa Darwin’in “evrenin harikası, şanlı ve şerefli” diye tarif ettiği; Sinan Canan’ın ise 3,5 milyar yılı aşkın canlılık serüveninin en son halkası olan ve diğer tüm canlılardan üstün adaptasyon yeteneğiyle ayrıldığını işaret ettiği insanoğlu, dijitalleşmenin hızını takip edemiyor mu? 

 

2015 yılında Fransa’da yapılan iki çalışma dokunmatik ekranları sürekli kullanan insanların somatosensory kortekslerinde (dokunma ile ilgili verinin beyinde işlendiği bölge) parmaktan gelen veriyi işleme alanının arttığını gösteriyor. Değişim devam ediyor. Beynin insanın yaşamı boyunca gelişmeye devam ettiği yani başka bir deyişle nöroplastisiteye sahip olduğu bilinen bir gerçek. Bu bağlamda düşündüğümüzde, evrimimizin bitmediğini, tam tersine hala devam ettiğini; bu çağda yaşayan bizlerin ise Mevlana’nın aşağıdaki dizelerinde ifade ettiği gibi, belki de yalnızca bir keşmekeş içinde olduğumuzu söylemek herhalde daha doğru olacaktır:

Melek bilgiyle kurtuldu; hayvan bilgisizlikle kurtuldu, insanoğluysa ikisinin arasında çekişe-dövüşe kaldı-gitti.


Peki nasıl kurtulacağız bu keşmekeşten? Muhtemel cevaplar bir sonraki yazımızda…

Kaynaklar wearesocial.com elationship between media multitasking and functional connectivity in the dorsal attention network Higher Media Multi-Tasking Activity Is Associated with Smaller Gray-Matter Density in the Anterior Cingulate Cortex

Yorum Yap