Düzen dediğimiz şey herkes için farklı anlamlar taşıyabiliyor. Biri için düzen yerde dünkü kıyafetlerin kalmamasıyken diğeri için bu kitaplığının koyudan açığa renk sırasına göre dizilmesi olabilir.
“Görsel dikkati yüksek olanlar, dış ortamda belirli bir düzen istiyorlar.”
–Sinan Canan
Bilgisayarınızda çalışırken lavabonuzdan bir ses gelmeye başlıyor aniden, şıp şıp şıp. Musluk akıtıyor. Bir saniyelik sabır, iki saniyelik sabır, üç saniy-DAYANAMIYORUM!
“Görsel hafızası ya da dikkati daha zayıf, ona mukabil işitsel belleği daha yüksek olan insanlar da aynı şekilde sessiz ortamlarda daha rahat çalışıyorlar.”
–Sinan Canan
Nasıl “güzel”, “iyi” gibi kavramlar göreceli ise, dağınıklığa yüklediğimiz tanım da değişiyor. İstifçi ve OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) ekstremlerine bakarsak bunu gözlemlemek mümkün.
“Herkes dağınık değil, birçoğumuza göre bu sistem değişiyor.”
–Sinan Canan
İnsandan insana değişen konuları ele alınca “normal” nedir konuşmasak olmuyor. Her şeyin bir orta noktası olsa bile arada sırada normalin dışına çıkmak, anormalliğin tadına bakmak çokta kötü olmasa gerek!
“Normal dediğimiz şey, istatiksel veri kümesinin ortasında kalan, kabaca ve ortalama dediğimiz, genellikle sıkıcı kalan, üzerinde konuşmaya değilmeyen, herhangi bir ilginçlik barındırmayan alandır.”
–Sinan Canan