Kısa Süreli Bellek Yanılsamaları, Olaylardan Saniyeler Sonra Hatırladıklarımızı Çarpıtabiliyor
Yeni bir araştırma, insanların olayları gerçekleştikten sadece saniyeler, hatta saliseler sonra yanlış hatırlayabildiğini ve yanlış anılar oluşturabildiklerini ortaya koyuyor. Araştırmacıların “kısa süreli bellek yanılsamaları” olarak adlandırdıkları bu olgu, insanların yaşananları olduğu gibi kaydetmek yerine, deneyimleri önyargılarımıza uyacak şekilde kolay ve hızlı bir şekilde yeniden kurguladıklarını gösteriyor.
Araştırmacılar bulgularını 5 Nisan’da PLOS One dergisinde yayınladılar. Çalışmada, “Görünen o ki kısa süreli bellek her zaman algılanan şeyin doğru bir temsili değildir. Bunun yerine hafıza, ilk hafıza izlerinin oluşumundan itibaren, görmeyi beklediğimiz şey tarafından şekillendiriliyor” ifadelerine yer verildi.
Araştırmacılar, kısa süreli hafızaların doğruluğunu test etmek için 534 gönüllüyü, her biri Latin alfabesinin bir dizi harfini ezberlemek üzere tasarlanmış dört deneyden oluşan bir seriye dahil ettiler.
Her turda, katılımcılara bir daire içinde düzenlenmiş bir harf koleksiyonu gösterildi. Daha sonra bu harfler kayboluyor ve hangi harfi hatırlamaları gerektiğini belirtmek üzere daire içerisinde bir kutu açılıyordu. Katılımcılar hem harfi hem de harfin baktığı yönü hatırlamak zorundaydı çünkü bazı harfler ters bir şekilde yansıtılmıştı.
Bazı durumlarda katılımcılara, hafızaları henüz test edilmeden önce ikinci bir harf grubu gösterildi. Katılımcılar cevabı verdikten sonra, doğru tahmin ettiklerine dair güven düzeylerini çok düşükten çok yükseğe doğru puanlamaları istendi. Katılımcılardan yarım saniye sonra ne gördüklerini hatırlamaları istendiğinde, %20’nin biraz altında yanıldıkları görülürken, üç saniye sonra sorulduğunda bu hata oranı %30’a yükseldi. Bir harfin öne mi yoksa arkaya mı dönük olduğunu hatırlamaları istendiğinde, kendilerinden emin bir şekilde yanıt veren katılımcıların %37’si, testlerde yansıtılmış harflerin görüneceği ve bunların gerçek harflerle karıştırılmaması gerektiği konusunda açıkça uyarılmış olmalarına rağmen, harfi orijinal konumuna çevirmişlerdi.
Araştırmacılar bulgularını teyit etmek için, orijinal deneye dahil edilmeyen, yansıtılmış harfleri zihinsel olarak ters çevirme eğilimi gösteren 348 kişilik bir grupla benzer üç deney yaparak testleri tekrarladılar. Tüm deneylerde, bu zihinsel harf çevirme en yaygın yüksek güvenirlik hatasıydı – bu da insan beyninin, dünya hakkında daha iyi tahminler üretmemizi sağlayan önceden belirlenmiş kavramlara (bu durumda, bir harfin nasıl görünmesi gerektiği) dayalı deneyimleri kaydederken, önyargılarına uymayan tuhaflıkları elediğinin bir işareti olarak görülmekte.
Araştırmacılar çalışmada, “Bu hafıza yanılsamaları görsel benzerliklerin değil, dünya bilgisinin bir sonucu gibi görünüyor” diye ekliyor. “Sonuçlar birlikte ele alındığında, dünya bilgisinin, anılar henüz yeni oluşmuşken bile belleği şekillendirebileceğini gösteriyor.”
Araştırmacıların bir sonraki adımları, benzer kısa süreli bellek ayarlarını günümüz koşullarında, görsel ve dille ilgili uyaranlarla ilişkili olanların yanı sıra diğer bellek türleri için de gösterebilecek deneyler tasarlamak.
Ben TURNER
Çeviri: Zeynep Sude Öztekin