“Every woman adores a fascist! – Her kadın bir faşiste tapar” diyor Slyvia Plath, babasına ithafen yazdığı bir şiirde. Bu iddialı dizeyi okuduktan sonra, “Nasıl olur da kadınlar hakkında böyle bir şey yazabilir?” diyen feminen tarafım hemen ortaya çıktı. Elbette yapılan genelleme doğru değil ama Slyvia bunu neye dayanarak söylemiş diye sorgulamaya başlarken buldum kendimi. Çok geçmeden; yaşadığımız, duyduğumuz, okuyup izlediğimiz örnekler aklımda sıralanmaya başladı.
Ülkemizde son zamanlarda korkunç boyutlarda artış gösteren kadın cinayetlerini içimiz kan ağlayarak haberlerde izliyoruz. Hatta bazen, basından önce sosyal medyadan öğreniyoruz. Şüphesiz bir haberin sosyal medyada yayılma hızı çok yüksek. Bir haber, aniden, telefonumuza bildirim olarak geliveriyor.
Seri Katillere Aşık Olmak Da Nereden Çıktı?
Kadın erkek fark etmeksizin, birleşip öfkemizi dışa vurmak, ortalığı ayağa kaldırmak, tepkimizi göstermek istiyoruz. Birçoğumuz, bu yoğun duygularla boğuşurken, diğer tarafta bazı kadınların; katil, zorba diye adlandırdığımız erkeklerle ilişkisini devam ettirdiği, hatta iletişime geçmeye çalışıp kişiyle birlikte olma isteklerini görüyoruz, okuyoruz. Bu durum belli bir kesimi hayal kırıklığına uğratırken, işin tuhaf kısmı bu tutumu ilk defa görmüş, dinlemiş gibi öfkelenebiliyoruz. Fakat bu durumun psikolojide bir adı bile var: Hybristophilia. (Bonnie ve Clyde Sendromu olarak da biliniyor).
“Öldüresiye” Seven Seri Katiller
Hybristophilia’nın literatürdeki anlamı, seri cinayetlere kadar giden bir yelpazede suç işleyenlere karşı duyulan cinsel, romantik ilgi ve cazibe hislerini ifade ediyor. Aslında dikkatinizi çekmek istediğim kısım bu durumun sadece ülkemizde ve günümüzde yaşanmadığı. İsimlerini daha önce duyma ihtimalinizin çok yüksek olduğu örneklerle hatırlatalım. 30’dan fazla kadını öldürmekle suçlanan Ted Bundy ile hüküm giydikten sonra evlenip çocuk yapan Carole Ann Bone bunlardan sadece biri. Tüm dünyada bilinen en meşhur seri katillerden 80 yaşındaki Charles Manson ile evlenmek isteyen 26 yaşındaki Afton Elaine Burton’u da listeye ekleyelim. Hrant Dink’in katili Ogün Samast ile Derya Koca aşkı, Münevver Karabulut’un katili C.G. hakkında bloglarda yazılanlar…
Ne İşin Var Bakayım Senin O Tekinsiz Çocukla?
Akıllarda o soruyu uyandırdık mı:NEDEN?
Niçin insanlar seri katillere karşı ilgi duyuyor?
Bu konu hakkında uzun yıllardır süregelen tartışmalar, teoriler var. Birçok kitaba konu olmuş, ruh sağlığı uzmanlarının bir hayli kafasını kurcalamış. DeSales Üniversitesi Adli Psikoloji profesörü Katherine Ramsland, seri katiller ile flört eden, hatta evlenen kadınlarla yaptığı röportajlar sonucu elde ettiği olası sebepleri şöyle sıralıyor:
- Suçluyu “değiştirebileceğine” olan inanç,
- Halkın, çevrenin dikkatini çekebilme ümidi,
- Suçlunun içinde yatan bir “çocuk” olduğunu ve onu besleyip büyütebileceğini,
- “Mükemmel erkek arkadaş” ile sonsuza kadar yaşayabileceği hayali,
- Normal koşullar ile erkek arkadaş edinememe problemi,
- Geleneksel olmayan ilişki isteği.
Alfa Erkeğin Modern Formu
Başka bir psikolog, Leon F. Saltzer konuya evrimsel açıdan yaklaşarak, ahlaki açıdan yanlış olduğunun bilincinde olsalar bile, kadınların seri katiller gibi kötü şöhretli erkek suçlular tarafından cezbedilme eğiliminde olduğunu düşündüğünü söylüyor. Seri katiller alfa erkeğin modern bir formu olduğu için, her zaman dişileri ve yavrularını tehlikeden korumak için etkili olduklarını varsayıyor.
Haberlerde adı sıkça geçen, ülke çapında, hatta uluslararası tanınan suçlularla birlikte olmak demek ,aynı zamanda istenilen ilgi ve şöhretin kişinin ayağına gelmesi demek. “Evet, ben ünlü olacağım!” düşüncesinden ziyade bilinçsizce arzulanan, aslında hepimizin istediği fark edilme, değerli hissetme ihtiyacından kaynaklanıyor. Bunun yanı sıra ünlü olma kriteri çok eski zamanlardan kalan bir dürtüye de dayanıyor: önseçilim (preselection).
Tercih edilen, talep gören, ünlü bir erkek ile neslini devam ettirebileceği, uygun adayın “o kişi” olduğunu düşünüyor kadın. Mükemmel erkek arkadaş kısmı ise çarpık güven algısından kaynaklanıyor. “Hapiste olan sevgili beni aldatamaz.” mantığıyla hareket ediyor olabilirler mi? Suçlunun içindeki “çocuğu” ben görebiliyorum(!) ifadesi aslında karşısındakinin saflığına inanmaktan ziyade; onu benim kadar iyi kimse tanımıyor, ben onun için özelim, bu yüzden vazgeçilmezim diye haykırmak isteyen, aslında kendi çocukluğuna tutulan bir ayna olduğundan habersiz bir çırpınış. O seri alfayı besleyip büyütme isteğiyle yanıp tutuşuyor.
Aşk Her Şeyi Affeder Mi?
Şunu belirtmekte fayda var, bu durumu erkeklerde de gözlemleyebiliyoruz. Ayrıca suçlu kişilere karşı cinsel istek duymuyorsanız, çok büyük bir ihtimalle Hybristophilia değilsiniz. Bu terim psikolojide yer alan parafili (cinsel sapkınlıklar) başlığı altında yer aldığı için, sadece katile aşk mektupları yollamak sizi bu klasmana sokmuyor.
Belki de bu bahsettiğim teorilere katılmayacaksınız, ne de olsa aşkın(!) gözü kör. Yoksa değil mi?
Müthiş ele alınmış bir konu. Ellerinize ve aklınıza sağlık.
Günümüzde en çok konuşulması gereken ama halı altına itilen bu konu hakkında araştırmalarınla bizi bilgilendirdiğin için çok teşekkür ederim, yeni yazını heyecanla bekliyor olacağım
Bu kadar iyi anlatılabilirdi – çok güzel bir bakış açısı, ellerinize sağlık.
Maalesef ülkemizde olan en güncel ve büyük sorun… Yazı oldukça açıklayıcı ve çarpıcı olmuş. Tebrik ediyorum 👍🏽
insanlara bulunulan durumdaki ilişkilerde bakış yönü ve bakış açısı bakımında yönlendirici bir unsur olacak türde düşünceler. dikkatimizi vermemiz gereken ana olaylar durumlar ve farkı ortaya çıkaran istekler bütünlüğü, çok değerli ve hoş bir yazı olmuş…
Bir çoğumuzun merak ettiği bir konu aslında, insan kendine sadece bu tür erkeler de mi suç var diye sormadan edemiyor çünkü bu ruh halinde olan birçok kadın var, Duygu Hanım çok iyi açıklamış tebrik ediyorum. Bilinçli bireyler yetiştiği sürece cinayetlerin, kadına yönelik şiddetin ve tür hadiselerin azalarak biteceğine inanıyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.
Çok açık ve yalın bir anlatım çok hoşuma gitti 👏🏻👏🏻❤
Son zamanlarda ülke gündemindeki olaylardan ötürü katillerle beraber olmak isteyen kişilerin amacı ve nedenlerini, kendi kafamdaki soruların yanıtı bulmak için araştırırken senin yazın karşıma çıktı. Kafamdaki tüm sorulara cevap buldum. Gerçekten akıcı ve açıklayıcı.Teşekkür ediyorum. Başarılarının devamını diliyorum.
böyle bir konu, isabetli örnekler ve atıflar ile akıcı dil kullanılarak yazıldığında kendini nasıl da okutuyor ama; tebrikler on numara bir yazı olmuş.
Konu başlığı ve içerik farkındalık kazanmama ve üzerinde sorgulamama neden oldu. Akıcı bir dil ile hoş bir anlatı olmuş. Emeğinize sağlık, takipteyim
Ülkemizin sanırım en büyük kanayan yaralarından biri. Harika bir kaleme alım ve mükemmel bir akıcılık tebrik ediyorum.
Gündeme çok uygun ve bilgilendirici olmuş, ellerinize sağlık.
Birden aklıma öldürülen Aleyna Çakır olayı geldi,katiline bayanların ne kadar ilgi gösterdiğini okuduğumda şaşırmıştım. Bunun bilimsel açıklamasının olabilecegini bu yazıda okudum. Teşekkürler
Yalın, anlaşılabilir bir yazı olmuş bence. Güncel bir konuya gelen farklı bu bakış açısı beni meraklandırdı ve geçen isimleri araştırdım.Konu hayli derinmiș. Devamını isterdim doğrusu.. Tebrikler
Tebrikler. 👏🏻
Çok iyi ve bilgilendirici bir yazı oldu.
Emeğine sağlık. Devamını/yeni yazını merakla bekliyorum ❤️
Ilgi cekici ve aciklayici bir yazi olmus yakin zamanda bu vakalara umitcan u. ifsalarinda rastlamis ve akil tutulmasi yasamistik
Tebrikler, çok başarılı ve iyi şekilde ele alınmış bir konu. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Çok Güzel bir yazı olmuş.Ellerinize Sağlık.Benimde sinir olduğum ve karşı argüman geliştiremediğim EĞİTİMSİZ’lik klişesini yıkan bir yazı olmuş.Hep dediğim gibi bu sorun sadece eğitimsizlikten kaynaklanmıyor.başka bir nedeni de olmalıdır sorularıma cevap olmuş.
Üzerine konuşmaya, tartışmaya kalksan sayfalarca yer tutacak bir konuyu çok yalın ve ana hatları çerçevesinde ele almışsınız. Gercekten severek okudum. Kaleminize sağlık!
Devamı neden olmasın!
Merak ettiğim bir konuydu. Çok güzel ifade edilmiş. Teşekkürler. Babasıyla sağlıklı bir ilişkisi olmayan kadınlarda sıklıkla gördüğümüz “yanlış kişi”lere takılıp kalmanın ileri versiyonunu anlatmışsınız.
Bence avcı toplayıcı dönemden kalma duygulardan kaynaklanıyor. O dönemde tehlike ve gıdasız kalma ihtimaline karşı en vahşi adamın yanında olmak daha güvenceli yaşamak anlamına gelebilir. Bu gün ise akılla değil duygularla hareket edince atalarının yaptığını tekrar etmiş oluyor. Bunun yerine aklıyla hareket etmeyi başarırsa günümüz şartlarında daha iyi durumda kalabilir diye düşünüyorum