Solucanlar ikiye bölündüğü takdirde, bölünen iki parça kendini yenileyip tamamlayarak iki ayrı solucan olarak hayatlarına devam edebilmekte midir?
Solucanlar, kemiksi iskeletten yoksun birer omurgasızlardır. Vücutları, sayıları türlerine göre değişmek üzere çoklu boğumlardan oluşur bununla birlikte “Toprak Solucanı” en kalabalık alt sınıfın ortak adıdır.
Yaygın bir söylentiye göre toprak solucanları ikiye bölündüğü takdirde, bölünen iki parça kendini yenileyip tamamlayarak iki ayrı solucan olarak hayatlarına devam edebilmektedir.
Görlitz Senckenberg Müzesi’nden Biyolog Karin Voigtländer toprak solucanları sınıfında olan şöyle diyor: “Solucan, vücudunun büyük bir kısmı eksik olsa bile yaşamaya devam edebilir. Eksik parçayı yeniden oluşturabilir ancak merkezi beyin ve sindirim sistemi solucanın ön bölgesinde bulunduğu için ön bölgeden ciddi miktarda boğum kaybedildiğinde rejenerasyonun gerçekleşme ihtimali büyük oranda azalmaktadır.” Bununla birlikte, Altenburg Doğa Tarihi Müzesi’nden Norbert Höser, solucanın kafası olmayan arka vücut kalıntılarının canlı olarak bulunmasının çok nadir olduğunu söylüyor. Potansiyel olarak her iki ucun da yenilenme yeteneğine sahiptir fakat arka kısım sadece ikinci bir arka kısım üretebilir haliyle ön kısımdaki önemli organlar eksiktir. Bunlar, ancak sınırlı bir süre hayatta kalabilirler çünkü kafası olmayan bir solucan kendini doğru dürüst besleyemez. Öte yandan ön uç, yeni bir arka uç oluşturma ve böylece tam bir solucan oluşturma potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte Höser, “Genel olarak, bu tür yaralanmış solucanların da yara enfeksiyonlarının bir sonucu olarak vahşi doğada hayatta kalma oranı nispeten düşüktür” diye ekliyor.
2011’de Çin ve 2020’de Hindistan’da bulunan yetkili enstitüler tarafından bu söylemleri destekler nitelikte çalışmalar yayınlanmıştır. Toprak solucanları sınıfında yer alan cinsel olgunluğa erişmemiş ve olgun, vücudunda yumurtalarının depolandığı bir kesesi olan solucanlar olmak üzere iki farklı solucan türü ile yapılan iki farklı çalışmadan elde edilmiş veriler incelendiğinde solucanların yenilenme kabiliyeti için şu ortak noktalar olduğunu görüyoruz:
(Klitellum: yumurtaların depolandığı, baş kısmına yakın, dışarıdan nispeten büyük bir boğum gibi görünen keseye verilen isim.)
- “Kesesi zarar görmemiş cinsel olgunluktaki solucanın ön, orta, arka kısımlarından hangi kısmın kesildiği önemli olmaksızın, ne kadar uzunlukta kesildiği yani geriye ne kadar vücut boğumu kaldığı” solucanın kendini yenilemesi ve hayatta kalmasında belirleyicidir.
- Olgunlaşmamış yani erişkin olmayan solucanların kesildikten sonra vücudunun kalanını tamamlayabilme ve hayatta kalma kapasitesi olgunlaşmış olanlara göre daha yüksektir.
- Yumurtalarının depolandığı baş kısmına yakın keseye sahip yani keseli, olgunlaşmış solucanların keselerinden kesildiğinde yara iyileşmesi görülse dahi yenilenme ve vücudun geri kalanını tamamlama görülmemiştir.
- Kesesiz olgun solucanlarda bulunmaktadır ve bunların yenilenme kapasiteleri belirtilen değişkenlere bağlı olarak mevcuttur.
Şekil.1. doi:10.1159/000507243 numaralı “Solucanın Rejenerasyon Süreçlerinde Klitellum’un Rolünü Anlamak” isimli makaleden alınmış bir figür. Kesilip çıkarılmış bölgelerin konuma göre uzunluk ve buna bağlı hayatta kalım oranları verilmiştir. (Anterior: Ön ; Posterior: Arka)
Özetle, toprak solucanları ikiye bölündüğü takdirde, bölünen iki parça kendini yenileyip tamamlayarak iki ayrı solucan olarak hayatlarına devam edememektedir.
Neticede;
Solucanlar İkiye Bölündüğünde İki Ayrı Solucan Olarak Yaşadığı İddiası Yanlış.
Kaynakça & İleri Okuma
- https://www.scinexx.de/wissenswert/warum-kann-der-regenwurm-nach-der-teilung-weiterleben/
- https://www.researchgate.net/publication/341460267_Understanding_the_Role_of_the_Clitellum_in_the_Regeneration_Events_of_the_Earthworm_Eudrilus_eugeniae
- https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S187220321100028X