Bölüm 13: Sembolik Düşünme Nedir? Sembol Dilinin Kısa Tarihi
Arkeoloji ve antropoloji, insan zihninde bir şeylerin değişmeye başladığını en erken 75.000 yıl öncesine kadar götürerek ortaya koyar. Paleoarkeolog John Hoffecker bunu, zihinsel kapasitenin evrimi olarak ele alır ve buluntulardan yola çıkarak insanın kavramlar arasında bağlantılar kurmaya başladığını, böylece sembolik düşünme becerisinin ortaya çıktığını ifade eder.
Sembolik düşünce; insanın dil becerilerinde, sanat ve teknoloji üretiminde, topluluk oluşturmasında ve evreni anlamlandırma çabasında, yani inanç sistemlerinde ifadesini bulur. Ateşi ehlileştirme, alet yapacak aletler geliştirme ve en önemlisi, antik takılarla mağara sanatındaki nesnelerde izini sürmeye başladığımız semboller, bugün hâlâ uygarlığı şekillendirmeye devam eder. J. Lacan, yalnızca insanlık tarihinin değil, bireysel yaşantımızın da sembolik bir yapı taşıdığını “İnsanda simgelleşmemiş hiçbir yaşantılama olamaz.” sözüyle vurgular.
Bu buluşmada hep birlikte, sembolik düşünmenin ne olduğunu ve insanlık tarihini nasıl şekillendirdiğini konuşacak; sembollerin sanattan bilime, inançtan pazarlamaya kadar hayatımızda nerelerde yer aldığını tartışacağız.
Yorumlar kapalı.