Şifre Sıfırlama
Şifrenizi sıfırlamak için gerekli bilgiler e-posta adresinize gönderilecektir.
Popüler
- Yakın Geçmişte Neler Konuştuk? 3 I Önce Can Sonra Canan Kesit
- Alışkanlıklardan Vazgeçmek Neden Zor? Anlamalar 16.Bölüm
- Bizi Biz Yapan Seçimlerimiz mi? I Önce Can Sonra Canan 356.Bölüm
- İlişkilerin Gizli Kodu: Oyun ve Oyunlaştırma Prof. Dr. Sinan Canan ile Anlat Bana#23 Hidayet Uskal
- Yaşıtlarım Yaşlanıyor I Önce Can Sonra Canan 355.Bölüm
- Entropi ve İnsan I Anlamalar 15. Bölüm
- Dijital Komünizm I Önce Can Sonra Canan 354.Bölüm
- Müzik ve Matematik
- Ne Zaman Bu Kadar Değiştik? I Önce Can Sonra Canan 353.Bölüm
- Dedeler Ne İzliyor? I Önce Can Sonra Canan 352.Bölüm
AçıkBeyin ZiP (Zihinsel Performans Danışma ve Uygulama Merkezi)
AçıkBeyin Zihinsel Performans Danışma ve Uygulama Merkezi (ZiP), zihinsel sağlığımızı daha üst seviyelere taşımak, yaşamımızı kendi yapımıza uygun bir şekilde düzenlemenin yollarını öğrenmek, bunları hayatımızda uygulamak için gerekli bilimsel destek alt yapısını sağlamak için çalışan bir araştırma, danışma ve uygulama merkezidir.
Sinirsel geri bildirim nedir?
Sinirsel geri bildirim, veya orijinal adıyla neurofeedback, bedenimizden kaydedilen değişkenlerin bedenimizi değiştirmek ve düzenlemek için kullanıldığı biofeedback uygulamalarının bir çeşididir. Bu uygulamalar temelde zihin ile bedeni birleştirmeyi amaçlar. Son yıllarda tüm dünyada yaygın olarak uygulanan bu basit teknikle beyin dalgalarınızı eğiterek zihinsel performansınızda dikkat çekici bir düzelme sağlamanız mümkün.


Sinirsel geri bildirim nasıl çalışır?
Her sabah evden çıkmadan önce en çok yaptığımız şey nedir? Muhtemelen bir aynanın karşısında bir kaç saniye de olsa kendimizi kontrol edip, saçımızı ve elbisemizi düzenleriz. Karşımızdaki ayna, dışarıdan nasıl göründüğümüze dair bize bir “geri bildirim” sağlar ve biz de buna göre, doğru olmayan bir şeyler varsa onları düzeltebiliriz. Zira ayna olmadan bedenimizin her yerini görebilmemiz mümkün olmaz.
Sinirsel geri bildirim de benzer bir mantığa dayanır. Beynimiz milyarlarca mikroskobik sinir hücresinden oluşur ve bu hücreler birbirleri ile sürekli olarak elektrik sinyalleri kullanarak haberleşirler. Bu haberleşmede kullanılan elektrik çok zayıf ve hissedilemeyecek derecede küçüktür. Fakat elektrik akımları ne kadar minik olsa da, iletken vücut yapımız sayesinde kafatasımızın dışına kadar yayılır ve uygun cihazlarla bu elektriksel izleri kaydetmek mümkündür.


Elektroensefalografi, yahut EEG denen kayıt yöntemi işte tam olarak bu işe yarar. Kafa derisi üzerine yerleştirilen ve adeta minik birer anten görevi gören iletken metal elektrotlarla toplanan elektrik hareketlilikleri, elektronik yükseltici devrelerle yükseltilir ve bilgisayar ortamında gerçek zamanlı olarak kayıt edilip incelenebilir. İşte sinirsel geri bildirimde, biz bu zayıf elektriksel sinyalleri kaydediyor, bilgisayarda analiz ediyor ve bu analiz sonuçlarını da beyin dalgalarını kaydettiğimiz kişilere, görme, işitme ve dokunma gibi duyu yollarının yardımıyla onların anlayabilecekleri şekilde eş zamanlı olarak gösteriyoruz. Kısacası, biraz karmaşık görünse de aslında, beyin dalgalarını bir ayna karşısında izleyebilmenizi sağlıyoruz.
Peki bu ne işe yarıyor?
Beynimizdeki elektrik faaliyetleri, algılarımız, duygularımız ve düşüncelerimizle yakından ilgilidir. Hiç haberimiz olmadan beynimizin içinde saniyede milyarlarca kez meydana gelen minik elektrik akımlarının ritmi, ruhsal durumumuzdan odaklanmamıza kadar tüm zihinsel faaliyetlerimizin temelini oluşturur. Dingin, dikkatle odaklanmış, mutlu ve rahat bir beynin yaydığı beyin dalgaları ile stresli, depresif, öfkeli, sıkılmış ve dağınık bir zihnin elektriksel işaretleri oldukça farklıdır. Maalesef günlük hayatımızda, gelecek kaygısından trafik stresine kadar bir çok unsur, zihnimizin çalışmasını olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca yine çok sayıda insan, gelişim dönemlerindeki olumsuz deneyim ve takıntılara bağlı olarak beyin faaliyetlerinde başa çıkamadıkları düzensizlikler yaşıyorlar.
Halbuki beynimizin inanılmaz bir özelliği var ve bunu çoğumuz bilmiyoruz. Beynimizdeki bu elektriksel faaliyetler, beyin hücrelerimizin bağlantıları ile ilgilidir ve bu bağlantılar değiştirilebilir! Evet, beynimiz aslında her an değişir, ve uygun yöntemlerle bu değişimi istediğimiz yönde yönlendirebiliriz.

Beyin bağlantıları nasıl eğitilir?
Bazı şeyleri yapmayı diğer faaliyetlerden daha çok seversiniz. Mesela dondurma yemek, patlıcan musakka yemekten daha çok hoşunuza gidiyor olabilir, ya da belki tam tersi! Bunun nedeni, beyninizde salgılanan dopamin adlı bir maddedir. Dopamin, hoşunuza giden bir şey yaptığınızda beyninizde salgısı artan ve sizi en kısa zamanda o faaliyeti bir daha yapmaya yönlendiren bir kimyasal maddedir. Hoşunuza giden şeyler, sizde daha fazla dopamin salgılattığı için, genellikle o aktiviteleri diğerlerine tercih etme ihtimaliniz yüksektir. Bu açıdan, beyindeki dopamin sistemi, beynin “ne yapacağını” öğrenebilmesi için temel öneme sahiptir.
Sinirsel geri bildirim çalışmalarında, kaydedilen beyin dalgalarınız bilgisayarlar aracılığıyla analiz edilir. Siz bu arada rahat koltuğunuzda izlediğiniz bir filmin yahut oyunun tadını çıkartırsınız. Beyninizdeki dalgalar, düzenli ve istenen düzeylere ulaştıkça, bilgisayar yazılımı, izlediğiniz filmin ekranda daha büyük ve güzel görünmesini ve sesinin netleşmesini sağlar. Bu arada kucağınızda tuttuğunuz bir oyuncak da sizin bu zihinsel durumunuzu onaylarcasına rahatlatıcı titreşimler yaymaya başlar. Görme, işitme ve dokunma duyuları kullanılarak verilen bu “geri bildirim”, bilinçsizce zihninizin hoşuna gider ve sonuç olarak beyninizde dopamin salgısı artar. Siz filmi izlerken dikkatiniz dağılır ve beyin dalgalarınız istenmeyen aralıklarda kaydedilmeye başlarsa, izlediğiniz ekrandaki görüntü küçülür, ses kötüleşir, oyuncağınızın titreşimleri azalır ve beyninizin devreleri, doğal olarak bu durumdan pek hoşlanmaz. Dikkat tekrar istenen düzeye geldiğinde ise, dopamin salgısını artırmak üzere film yeniden netleşir, ses güzelleşir ve oyuncağınız tatlı bir titreşime girer. Böylece, istenen beyin dalga faaliyetleri her kaydedildiğinde, beyniniz değişik kanallardan ödüllendirilmiş olur ve bu ödül-ceza sistemi sayesinde zamanla bunu nasıl yapacağını öğrenir.
Tıpkı bir aynaya bakarken üstünüzü başınızı düzeltmek gibi…
Seanslar boyunca tekrarlanan bu basit işlem sonucunda, beyniniz artık ne zaman hangi dalga aralığında çalışması gerektiğini öğrenmeye başlar. Ödül sistemi üzerinden kuvvetlendirilen dikkat ve uyanıklık devreleri böylece zamanla daha kuvvetlenmiş hale gelir ve seanslar ilerledikçe kendinizde çok daha verimli ve uyanık bir zihin hali deneyimlemeye başlarsınız. Gelişim dönemlerinizdeki olumsuz deneyim ve takıntılarınıza ait devreleriniz ise zamanla kullanılmamaya başladığından zayıflar.

Neden beynimizi eğitiyoruz?
Beyin vücudumuzun en üst kontrol merkezidir. Dikkat dağınıklığı, depresyon, kaygı ve panik bozukluk gibi durumların zihinsel süreçlerimizle ilgili olduğunu zaten biliyoruz. Fakat beynimizdeki irili ufaklı tüm düzensizlikler, endişeler, sürekli stres ve takıntılar, bedenimizde de bir çok istenmeyen belirtinin ortaya çıkmasına neden olur. Sebebi belirsiz ağrılar, bedensel yorgunluk, migren atakları, melankolik davranışlar, beden hareketlerindeki dengesizlikler, bağışıklık sisteminin zayıflaması, mide ve bağırsak sorunları gibi birçok sağlık probleminin altında zihinsel düzensizlik ve gerginliklerin yattığını biliyoruz. Eğer altta yatan başka bir tıbbi sorun yoksa, beyin dalgalarını düzenlemek amacıyla yapılacak bir kaç seanslık sinirsel geri bildirim sonucunda bu tip süreğen belirtilerde şaşırtıcı iyileşmeler görmeniz çok doğaldır.
Dünyada birçok ülkede dikkat eksikliği, panik bozukluk, depresyon, mevsimsel duygudurum bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve kaygı bozuklukları gibi durumlarda başarıyla uygulanan sinirsel geri bildirim, nedensiz baş ağrıları, migren atakları, çarpıntı, çeşitli beden ağrıları üzerinde de çoğu zaman belirgin bir etkiye sahiptir.
Sinirsel geri bildirim mucize bir tedavi yahut her soruna çare olabilen sihirli bir değnek değildir. Sadece beynin doğal öğrenme sistemini kullanarak, zihnimizi ideal çalışma düzeyine çekmeye yardımcı olan etkin bir araçtır. Günlük hayatımızın rutinleri içinde, zihnimizin bu doğal iyileştirici gücünü devreye sokmaya vakit bile bulamamaktayız. Bu açıdan, sinirsel geri bildirim uygulaması aslında sadece bozuk zihinsel devrelerin sonucunda ortaya çıkan bir çok şikayetimizden kurtulmak için önemli bir fırsattır.

Prof. Dr. Sinan Canan’ın anlatımıyla sinirsel geri bildirim yöntemini dinlemek için lütfen bu videoları da izlemeye zaman ayırın